NASA’nın TESS (Geçiş Halindeki Ötegezegen Araştırma Uydusu) tarafından gerçekleştirilen son keşif, bilim dünyasında büyük bir heyecan ve merak uyandırdı. Dünya’dan sadece 42 ışık yılı uzaklıkta, TOI-715 b adı verilen bir ‘Süper Dünya’ ötegezegeni tespit edildi. Dışarıdan bakıldığında gezegenimizle bazı benzerlikler taşısa da, bu kayaç dünyanın yüzey koşulları nedeniyle “tehlikeli” olarak nitelendiriliyor ve kendi içinde adeta bir cehennemi barındırdığı düşünülüyor.
Uluslararası bir bilim insanı ekibi tarafından Nature Astronomy dergisinde yayımlanan detaylı araştırmaya göre, TOI-715 b, boyut ve kütle açısından Dünya’nın ötesinde bir yapıya sahip. Dünya’nın yaklaşık 1.5 katı büyüklüğünde ve tahmini 3.2 katı kütlesinde olan bu ötegezegen, yıldızına oldukça yakın bir yörüngede, sadece 19 günde bir tur atıyor. Bu yakınlık, onu yaşam barındırma potansiyeli taşıyan “muhafazakar yaşanabilir bölge” içinde konumlandırsa da, aynı zamanda çok ciddi zorlukları da beraberinde getiriyor.
TOI-715 b’nin Özellikleri ve Yıldızı
TOI-715 b, kırmızı cüce tipi bir yıldızın yörüngesinde dönüyor. Kırmızı cüceler, Güneş gibi yıldızlara kıyasla daha küçük, daha soğuk ve ömürleri çok daha uzun olan yıldızlardır. Bu tür yıldızların etrafındaki yaşanabilir bölgeler, ana yıldızlarına çok daha yakın konumda bulunur. Ancak bu yakınlık, ötegezegen için riskleri de artırır.
Gezegenin yıldızına olan aşırı yakınlığı, TOI-715 b’yi yoğun radyasyona maruz bırakıyor. Bilim insanları, gezegenin büyük olasılıkla gelgitsel kilitlenme yaşadığını düşünüyor. Bu durum, gezegenin tıpkı Ay’ın Dünya’ya yaptığı gibi, her zaman aynı yüzünü yıldızına dönük tutması anlamına gelir. Böylece, bir yüzü kavurucu sıcaklıklara maruz kalırken, diğer yüzü sürekli karanlık ve dondurucu soğukta kalır. Bu durum, gezegenin yüzeyinde sıvı suyun varlığı için ideal koşulların oluşmasını engeller, ki bu da yaşam için temel bir gerekliliktir.
Yaşanabilir Bölgedeki Paradoks: Neden Tehlikeli?
Bir gezegenin “yaşanabilir bölgede” olması, genellikle yüzeyinde sıvı su bulunabileceği ve dolayısıyla yaşam potansiyeli taşıyabileceği anlamına gelir. Ancak TOI-715 b örneği, bu tanımın sadece mesafeden ibaret olmadığını açıkça gösteriyor. Gezegenin yıldızına olan yakınlığı, atmosferi üzerindeki potansiyel etkileri ve maruz kaldığı şiddetli radyasyon, yaşamın gelişmesi için gereken hassas dengeyi bozuyor.
- Boyut: Dünya’dan 1.5 kat daha büyük, ‘Süper Dünya’ sınıfında yer alıyor.
- Kütle: Yaklaşık 3.2 Dünya kütlesinde olduğu tahmin ediliyor, bu da muhtemelen yoğun bir kayaç yapıya işaret ediyor.
- Yörünge Periyodu: Yıldızının etrafındaki bir turu sadece 19 Dünya gününde tamamlıyor.
- Yıldız Tipi: Daha küçük ve soğuk bir kırmızı cüce.
- Atmosfer: Şu an için atmosferi hakkında kesin bilgi bulunmamakla birlikte, yoğun radyasyon nedeniyle ince veya mevcut olmayabilir.
Kardeş Gezegen TOI-715 c: Bir Umut Işığı Var mı?
TOI-715 sisteminde sadece TOI-715 b değil, aynı zamanda TOI-715 c adı verilen bir başka gezegen daha tespit edildi. Dünya büyüklüğünde olduğu tahmin edilen bu küçük kardeş gezegen de, kırmızı cüce yıldızının yaşanabilir bölgesinin “iyimser” sınırları içinde yer alıyor. Bilim insanları, TOI-715 c’nin atmosferi uygun koşullara sahipse, yüzeyinde sıvı su bulundurma potansiyelinin daha yüksek olabileceğini düşünüyor. Bu da onu gelecekteki gözlemler için umut vadeden bir hedef haline getiriyor.
TOI-715 b’nin keşfi, evrende yaşam arayışımızın ne kadar karmaşık olduğunu ve bir gezegenin yaşanabilir olup olmadığının sadece yıldıza olan uzaklıkla belirlenemeyeceğini bir kez daha ortaya koyuyor. Yıldızın tipi, gezegenin kütlesi, atmosferi, manyetik alanı ve gelgitsel kilitlenme gibi birçok faktör, bir dünyanın kaderini şekillendiriyor. TOI-715 b, dışarıdan Dünya’ya benzese de, içinde barındırdığı zorlu koşullarla evrenin tehlikeli yüzlerinden birini gözler önüne seriyor.
