Bermuda Şeytan Üçgeni’nin yüzlerce yıldır süregelen gizemi, Avustralyalı bilim insanı Dr. Karl Kruszelnicki’ye göre artık çözüldü. Bu ikonik bölgede yaşanan kayıp vakalarının ardında doğaüstü güçler veya uzaylılar değil, tamamen insan hatası ve doğal hava olayları yatıyor.
Florida, Porto Riko ve Bermuda arasında kalan, gemi ve uçakların açıklanamaz bir şekilde ortadan kaybolduğu efsanevi bölge, aslında diğer yoğun deniz yollarına kıyasla daha yüksek bir kaza oranına sahip değil. Dr. Kruszelnicki’nin bulguları, gizem perdesini aralayarak bu korkutucu efsaneyi istatistiksel gerçeklerle açıklıyor.
Bermuda Şeytan Üçgeni Efsanesi Nedir?
Kuzey Atlantik Okyanusu’nda, Florida, Porto Riko ve Bermuda’yı birleştiren hayali bir üçgen içinde yer alan Bermuda Şeytan Üçgeni, yüzyıllardır sayısız gemi ve uçağın ardında iz bırakmadan kaybolmasıyla dünya genelinde bir efsaneye dönüşmüştür. Kristof Kolomb’un dahi bölgedeyken pusulasında garip sapmalar fark ettiği ve gökyüzünde “ateş” gördüğü notları, efsanenin köklerini 500 yıl öncesine dayandırmaktadır. Hatta William Shakespeare’in “Fırtına” adlı eserine ilham verdiği de düşünülür. Ancak bilim, bu gizemli olaylara farklı bir pencereden bakmamızı sağlıyor.
Bilimsel Açıklama: Dr. Karl Kruszelnicki Ne Diyor?
Sydney Üniversitesi’nden Dr. Karl Kruszelnicki, Bermuda Şeytan Üçgeni’nin sırrını çözdüğünü iddia ediyor. Onun açıklamasına göre, bölgedeki kayıplar olağanüstü güçlere değil, basit ve açıklanabilir nedenlere dayanıyor.
Yoğun Trafik ve İnsan Hatası Faktörü
Dr. Kruszelnicki’nin temel argümanlarından biri, Bermuda Şeytan Üçgeni’nin dünyanın en yoğun deniz ve hava yolu hatlarından biri olmasıdır. Bu kadar yoğun bir trafiğin olduğu bir bölgede, istatistiksel olarak daha fazla kaza meydana gelmesi kaçınılmazdır. Kruszelnicki’ye göre, bölgedeki kayıp oranları, dünya genelindeki diğer benzer yoğunluktaki bölgelerle kıyaslandığında anormal derecede yüksek değildir.
- Bölgeden geçen gemi ve uçak sayısının fazlalığı, kaza sayısını doğal olarak artırır.
- Kayıp olaylarının sadece küçük bir yüzdesinin bu bölgede gerçekleştiğini vurgular.
Kayıp Vakalarının Gerçek Oranı
Kruszelnicki, medyanın ve halkın dikkatini çeken dramatik hikayelerin, gerçek istatistikleri gölgede bıraktığını belirtiyor. Bölgede kaybolan araçların toplam sayısının, o bölgeden geçen araçların toplam sayısına oranla, gezegenin herhangi bir yerindeki kayıp oranıyla aynı olduğunu ifade ediyor. Yani, sanılanın aksine, Bermuda Şeytan Üçgeni daha tehlikeli bir yer değil; sadece daha fazla trafiğe sahip olduğu için daha fazla olay yaşanma potansiyeline sahip.
Örnek Olaylar ve Pilot Deneyimi
Kruszelnicki, Bermuda Şeytan Üçgeni ile ilişkilendirilen en ünlü vakalardan bazılarını da mercek altına alıyor:
- Uçuş 19 (Flight 19): 1945 yılında kaybolan ve 14 mürettebatıyla birlikte iz bırakmayan beş adet ABD Donanması torpido bombardıman uçağı, efsanenin en bilinen örneklerindendir. Dr. Kruszelnicki, bu uçuşta tecrübesiz bir pilotun olduğunu ve uçuş komutanının pusulasının arızalı olduğunu belirtiyor. Uçakların 400 mil menzile yetecek yakıtı olmasına rağmen, sadece 220 mil uçtuktan sonra yakıtlarının bittiğini ve denize düştüklerini savunuyor.
- USS Cyclops: 1918 yılında 309 mürettebatıyla kaybolan bu büyük gemi de Bermuda Şeytan Üçgeni efsanesinin bir parçasıdır. Kruszelnicki, bu tür büyük gemilerin kaybolması durumunda enkazını bulmanın, okyanusun derinlikleri ve genişliği göz önüne alındığında oldukça zor olduğunu belirtiyor.
Derin Sular ve Kurtarma Zorlukları
Bölgenin okyanus tabanının son derece derin olması, kaybolan gemi ve uçaklara ait enkazların bulunmasını ve kurtarılmasını neredeyse imkansız hale getiriyor. Bu durum, olayların gizemini artırsa da, aslında teknolojik sınırlamalar ve coğrafi faktörlerle doğrudan ilişkilidir.
Sonuç: Efsanenin Sonu mu?
Dr. Karl Kruszelnicki’nin açıklamaları, Bermuda Şeytan Üçgeni’ni saran mistik havanın büyük ölçüde dağılmasına yardımcı oluyor. Yüzyıllardır süregelen bu gizemin, bilimsel veriler ve istatistiksel analizlerle insan hatası, yoğun trafik ve doğal hava koşulları gibi rasyonel nedenlere dayandığını gösteriyor. Böylece, 500 yıllık bir efsanenin ardındaki gerçekler, bilim ışığında gün yüzüne çıkıyor.
Bermuda Şeytan Üçgeni’nin sırrı çözüldü mü?
Evet, Avustralyalı bilim insanı Dr. Karl Kruszelnicki’ye göre Bermuda Şeytan Üçgeni’nin sırrı çözülmüştür. Kayıp vakaları, doğaüstü olaylar veya uzaylılar değil, yoğun deniz trafiği, insan hatası, kötü hava koşulları ve okyanusun derinliği nedeniyle enkazların bulunmasındaki zorluklar gibi bilimsel ve istatistiksel olarak açıklanabilir faktörlere dayanmaktadır. Bölgedeki kaza oranının, benzer yoğunluktaki diğer bölgelerden farklı olmadığı belirtilmektedir.
