Antarktika’nın batısındaki devasa Thwaites Buzulu, bilim dünyasında “Kıyamet Buzulu” olarak anılıyor ve küresel deniz seviyeleri için potansiyel bir felaket tehdidi oluşturuyor. Florida eyaleti büyüklüğündeki bu buz kütlesi hızla eriyor ve bu erimeyi durdurmak amacıyla bilim insanları akıllara durgunluk veren bir mühendislik projesi öneriyor: okyanus tabanına 80 kilometre uzunluğunda devasa bir perde inşa etmek.
Şu anda dünya genelindeki deniz seviyesi artışının yaklaşık %4’ünden sorumlu olan Thwaites, eğer tamamen çökerse dünya deniz seviyelerini birkaç metre yükseltme potansiyeline sahip. Bu durum, kıyı şeridindeki şehirler ve ekosistemler için yıkıcı sonuçlar doğurabilir. Bilim insanları, bu geri dönüşü olmayan felaketi engellemek için radikal adımların atılması gerektiğini vurguluyor.
Kıyamet Buzulu Neden Bu Kadar Önemli?
Thwaites Buzulu, Batı Antarktika Buz Levhası’nın en kritik ve istikrarsız parçalarından biri olarak kabul ediliyor. Özellikle buzun okyanusla temas ettiği “yerleşim hattı” (grounding line) bölgesindeki erime hızı endişe verici boyutlara ulaştı. Sıcak okyanus akıntıları, buzun altını aşındırarak bu hattın içeri doğru çekilmesine neden oluyor ve bu da buz kütlesinin daha hızlı denize kaymasına yol açıyor. Bu durum, buzulu kendi kendini güçlendiren bir erime döngüsüne sokmuş durumda.
Radikal Çözüm: 80 Kilometrelik Dev Perde
Danimarka Teknik Üniversitesi ve Princeton Üniversitesi’nden bilim insanları, Nature dergisinde yayımlanan bir çalışmada, buzulun hızla erimesini engellemek için okyanus tabanına devasa bir bariyer inşa etmeyi önerdiler. Proje, buzun önündeki kıta sahanlığına 80 kilometre uzunluğunda ve 100 ila 300 metre yüksekliğinde bir set çekilmesini içeriyor. Bu perdenin temel amacı şunlar:
- Sıcak Akıntıları Engelleme: Okyanusun daha derin ve sıcak sularının buzulun altına ulaşmasını engelleyerek erime sürecini yavaşlatmak.
- Buzulu Sabitleme: Yerleşim hattının gerilemesini durdurmak ve hatta zamanla buzun yeniden büyüyerek daha kararlı hale gelmesine olanak tanımak.
Projenin Teknik Detayları ve Maliyeti
Önerilen bariyerin, kum, çakıl ve büyük kayalar gibi malzemeler kullanılarak oluşturulması planlanıyor. Bu devasa yapının inşası için deniz tabanında geniş çaplı bir tarama ve dolgu çalışması gerekecek. Bilim insanları, proje için özel olarak tasarlanmış devasa deniz araçları ve robotların kullanılmasını öngörüyor.
Bu “çılgın” projenin maliyeti ise astronomik seviyelerde. İlk tahminlere göre, on milyarlarca dolardan yüz milyarlarca dolara kadar ulaşabilecek bir bütçe gerekiyor. Karşılaştırma yapmak gerekirse, büyük bir uluslararası havalimanının inşa maliyetini katlayacak bir rakamdan bahsediliyor. Bu maliyet, sadece inşaat giderlerini değil, aynı zamanda Ar-Ge, lojistik ve çevresel etki değerlendirmelerini de kapsıyor.
Fizibilite ve Tartışmalar
Proje, bilim çevrelerinde hem heyecan hem de şüpheyle karşılanıyor. Temel endişeler şunlar:
- Uygulanabilirlik: Antarktika’nın zorlu ve uzak koşullarında, okyanusun derinliklerinde böyle devasa bir yapıyı inşa etmek, insanlık tarihindeki en büyük mühendislik başarılarından biri olacaktır.
- Maliyet: Böyle bir projeyi finanse etmek, küresel bir iş birliğini ve muazzam kaynak aktarımını gerektiriyor.
- Çevresel Etki: Deniz tabanında yapılacak bu büyük müdahalenin, bölgenin hassas ekosistemi üzerindeki potansiyel olumsuz etkileri henüz tam olarak anlaşılamadı.
- Odak Kayması: Bazı eleştirmenler, bu tür “jeo-mühendislik” projelerinin, iklim değişikliğinin temel nedeni olan karbon emisyonlarının azaltılması çabalarından dikkati dağıtabileceğini savunuyor.
Ancak projenin savunucuları, Thwaites Buzulu’nun çökmesinin yaratacağı küresel tehdidin büyüklüğü göz önüne alındığında, bu tür radikal çözümlerin masaya yatırılması gerektiğini belirtiyor. Bilgisayar simülasyonları, perdenin buzulu stabilize etmede önemli ölçüde etkili olabileceğini gösteriyor.
Kıyamet Buzulu’nu kurtarma projesi, iklim değişikliğiyle mücadelede bilimin ve mühendisliğin sınırlarını zorlayan, yüksek riskli ancak potansiyel olarak hayat kurtarıcı bir müdahale olasılığını ortaya koyuyor. Küresel toplum, bu devasa tehditle yüzleşmek için nasıl bir yol izleyecek, zaman gösterecek.
