Antik tarih yeniden yazılıyor olabilir mi? Meksika’da, Kristof Kolomb’un Amerika’ya ayak basmasından yüzlerce yıl önceye tarihlenen kapalı bir mezarda keşfedilen 2. yüzyıl Roma büstü, bu soruyu güçlü bir şekilde gündeme getiriyor. Bu gizemli buluntu, Roma İmparatorluğu döneminde dahi okyanus ötesi temasların gerçekleşmiş olabileceğine dair heyecan verici ve tartışmalı bir kanıt sunuyor. Uzun süre göz ardı edilen bu eser, tarihin bilinen akışını değiştirecek potansiyele sahip.
Söz konusu büst, Kolomb’un 1492’deki gelişinden önce, yaklaşık M.S. 1476 yılına tarihlenen bir mezar katmanında ortaya çıkarıldı. Büstün kendisi ise çok daha eski, M.S. 2. yüzyıla ait bir Roma eseri. Bu durum, Romalıların Amerika kıtasına doğrudan ulaşmamış olsalar bile, Roma kültürüne ait bir objenin Yeni Dünya’ya çok erken bir tarihte nasıl ulaştığı sorusunu beraberinde getiriyor. Dr. Romeo H. Hristov gibi araştırmacılar, büstün bağlamını ve tarihlendirmesini inceleyerek, Atlantik ötesi geçişlerin mümkün olduğuna dair ikna edici argümanlar sunuyor.
Calixtlahuaca’daki Gizemli Keşif
Bu dikkat çekici keşif, ilk olarak 1930’lu yıllarda Meksika’nın Calixtlahuaca kenti yakınlarında, arkeolog José García Payón tarafından yapıldı. Payón, bir Aztek mezarının kapalı bir katmanında, küçük, sakallı bir adam başını tasvir eden bir seramik büst buldu. Büstün Roma estetiğini taşıdığı hemen belliydi; ancak keşfin yapıldığı yer ve zaman, tarihçiler arasında büyük bir tartışmanın fitilini ateşledi.
Payón, büstün mezar katmanının orijinal bir parçası olduğuna ve İspanyol fethinden çok daha önce, hatta Romalılar döneminde oraya yerleştirildiğine inanıyordu. Ancak meslektaşları, genellikle büstün sömürge döneminde İspanyollar tarafından getirilmiş bir eser olduğunu ya da bir hileden ibaret olduğunu savundu. Bu yoğun tartışmalar nedeniyle, büst Meksika Ulusal Antropoloji Müzesi’nin depolarına kaldırıldı ve kamuoyuna nadiren gösterildi.
Bilimsel Destek ve Yeni Teoriler
Tartışmaların gölgesinde kalan büst, New Mexico Üniversitesi’nden arkeolog Dr. Romeo H. Hristov’un 2013 yılında *Pre-Columbiana* dergisinde yayımladığı makalesiyle yeniden gündeme geldi. Dr. Hristov, Payón’un bulgularını ve büstün bağlamını detaylı bir şekilde inceledi. Araştırması, büstün bulunduğu mezar katmanındaki organik materyaller üzerinde yapılan karbon tarihlendirmesinin, katmanın yaklaşık M.S. 1476 yılına, yani Kolomb’un gelişinden yaklaşık 16 yıl öncesine ait olduğunu gösterdiğini ortaya koydu. Bu, büstün İspanyol fethinden önce o mezara yerleştirildiğini kesin olarak kanıtlıyor.
Dr. Hristov, büstün kendisi 2. yüzyıla ait olsa da, M.S. 15. yüzyılın sonlarında Kolomb öncesi bir mezara dahil edilmesinin, Atlantik ötesi temaslar için güçlü bir kanıt olduğunu belirtiyor. Büstün yüzeyde değil, mühürlü bir mezar tabakasında bulunması, daha sonraki bir dönemde oraya bırakılmış olamayacağını gösteriyor.
Okyanus Ötesi Seyahat Mümkün müydü?
Antik çağlarda Atlantik’i geçmenin imkansız olduğu yönündeki genel kanı, Hristov’un teorisinin en büyük engeli olarak görülüyordu. Ancak Dr. Hristov, o dönemdeki Roma gemilerinin sağlam yapısını ve Atlantik’in daha sığ kısımlarından geçme potansiyelini vurguluyor. Azorlar ve Kanarya Adaları yakınlarında bulunan Roma gemi enkazları, antik gemilerin beklenenden daha uzak mesafelere ulaşabildiğine dair kanıtlar sunuyor. Bir Roma gemisinin, olumsuz hava koşulları nedeniyle rotasından saparak Yeni Dünya kıyılarına ulaşmış olması, Dr. Hristov’a göre bilimsel olarak geçerli bir senaryo.
Bu tür iddialar, tarih boyunca Fenikeliler, Vikingler ve hatta Mısırlılar gibi farklı medeniyetlerin Kolomb’dan önce Amerika’ya ulaşmış olabileceğine dair spekülasyonlarla birlikte anılır. Ancak Calixtlahuaca büstü, güçlü bir arkeolojik bağlam ve bilimsel tarihlendirme ile desteklendiği için, bu iddialar arasında en ciddiye alınması gerekenlerden biri olarak öne çıkıyor.
Tarihi Yeniden Yazmak
Calixtlahuaca büstü, yalnızca Kolomb öncesi Amerika ile Roma dünyası arasındaki potansiyel bağlantıya dair bir ipucu sunmakla kalmıyor, aynı zamanda eski denizcilik kapasitelerimiz ve kıtalararası etkileşimler hakkındaki anlayışımızı da kökten değiştirebilir. Bu küçük, göz ardı edilmiş seramik eser, tarihin sandığımızdan çok daha karmaşık ve birbirine bağlı olabileceğini hatırlatıyor. Bilimsel araştırmalar devam ettikçe, bu gizemli büstün sırrı, insanlık tarihinin daha büyük bir parçasını aydınlatmaya devam edecek.
Kolomb’dan bin yıl önce orada mıydılar?
Kesin bir Roma yerleşiminin kanıtı olmamakla birlikte, Meksika’daki Calixtlahuaca’da M.S. 2. yüzyıla ait bir Roma büstünün, Kristof Kolomb’un gelişinden önceye, yaklaşık M.S. 1476 yılına tarihlenen mühürlü bir mezar katmanında bulunması, en azından bir Roma eserinin Kolomb öncesi Amerika’da mevcut olduğunu güçlü bir şekilde göstermektedir. Dr. Romeo H. Hristov’un araştırması, Roma denizcilerinin Atlantik’i kazara geçmiş olabileceği teorisini destekleyerek, dolaylı veya geçici bir Roma varlığının mümkün olduğunu öne sürmektedir. Bu nedenle, evet, bir Roma eseri ve muhtemelen bazı Romalı denizciler, Kolomb’dan çok önce orada bulunmuş olabilirler.
