Tarih, sadece keşiflerle ve zaferlerle değil, aynı zamanda gizemli hastalıklarla da doludur. Bunlardan biri, 15. yüzyılın sonlarından 16. yüzyılın ortalarına kadar Avrupa’yı kasıp kavuran ve ardından aniden ortadan kaybolan İngiliz Terleme Hastalığı‘dır. Beş büyük salgın halinde yaklaşık yarım milyon insanın ölümüne neden olan bu esrarengiz rahatsızlık, tıp tarihinin en büyük muammalarından biri olarak günümüze kadar varlığını sürdürmektedir.
Hastalık, ilk kez 1485 yılında İngiltere Kralı VII. Henry’nin ordusuyla ülkeye gelmesiyle kendini göstermiş, sonrasında ise 1551 yılına kadar devam eden periyodik salgınlarla kıtada dehşet saçmıştır. Bu ölümcül salgın, tıpkı ortaya çıkışı kadar ani bir şekilde, son kez görüldüğü İngiltere’deki 1551 salgınının ardından adeta toprağa karışarak bir daha hiç görülmemiştir.
“Terleme Günü” Olarak Bilinen Ölümcül Süreç
İngiliz Terleme Hastalığı’nın belirtileri son derece hızlı ve dramatikti. Kurbanlar genellikle aniden, hiçbir uyarı vermeden hastalığın pençesine düşerdi. Belirtiler arasında şunlar bulunuyordu:
- Ani titreme ve yüksek ateş
- Şiddetli baş ağrısı ve boyun ağrısı
- Aşırı terleme (“terleme günü” olarak adlandırılırdı)
- Kusma ve karın ağrısı
- Hızlı nabız ve kalp çarpıntısı
- Deli hezeyanlar ve aşırı yorgunluk
- Kollarda, bacaklarda ve sırtta keskin ağrılar
Korkunç olan, hastaların çoğunun 3 ila 18 saat içinde, hatta bazen birkaç dakika içinde hayatını kaybetmesiydi. Hastalık, özellikle sağlıklı ve genç erkekleri hedef almasıyla dikkat çekiyordu. Toplumun en üretken kesimini hedef alan bu durum, şehirlerde büyük bir paniğe ve ekonomik krize yol açmıştır.
Kıtayı Saran Salgın Dalgaları ve Avrupa’ya Yayılışı
Hastalık, 1485’teki ilk salgının ardından İngiltere’de 1508, 1517, 1528 ve 1551 yıllarında dört büyük salgın daha yaşamıştır. Özellikle 1528 salgını, Atlantik’i geçmese de Avrupa kıtasına sıçrayarak Hamburg, Danimarka, İsveç, Norveç, Baltık bölgesi ve Almanya ile İsviçre’ye kadar yayıldı. Fransa ve İtalya’ya ise ulaşmadığı kaydedilmiştir. Kıtadaki yayılımı da İngiltere’deki gibi hızlı ve yıkıcıydı; birçok şehirde nüfusun önemli bir kısmı birkaç hafta içinde yok oldu. Ünlü ressam Hans Holbein the Younger’ın Basel’deki iki küçük çocuğunun da bu salgında hayatını kaybettiği bilinmektedir.
Ortadan Kayboluşun Gizemi ve Bilimsel Teoriler
İngiliz Terleme Hastalığı’nın en şaşırtıcı yönü, 1551’deki son İngiltere salgınının ardından hiçbir iz bırakmadan ortadan kaybolmasıdır. Bu, tıp dünyasında yüzyıllardır süren bir tartışma konusu olmuştur. Hastalığın nedenini ve kayboluşunu açıklamak için çeşitli teoriler öne sürülmüştür:
- Hantavirüs Teorisi: En güçlü teorilerden biri, hastalığın modern hantavirüslerin bir türü tarafından tetiklendiğidir. Hantavirüsler kemirgenler tarafından taşınır ve insanlarda benzer belirtilere yol açabilir. Terleme, böbrek yetmezliği ve iç kanama gibi semptomlar, terleme hastalığıyla bazı benzerlikler göstermektedir. Ancak hantavirüsün doğrudan kanıtı bulunamamıştır.
- Şarbon veya Nükseden Ateş: Bazı araştırmacılar şarbon veya nükseden ateş gibi bakteriyel hastalıkları potansiyel nedenler arasında saymış olsa da, terleme hastalığının benzersiz semptomları ve hızlı ölümcüllüğü bu teorileri zayıflatmaktadır.
- Bilinmeyen Bir Grip Türü: Grip benzeri belirtiler göstermesi, bir tür grip virüsü olabileceği fikrini akla getirmiştir. Ancak modern grip türleri terleme hastalığının ani ve yüksek ölüm oranına genellikle ulaşmaz.
Kesin bir cevap bulunamadığı için, İngiliz Terleme Hastalığı, tıp ve viroloji dünyasında hala çözülememiş büyük bir bilmece olarak kalmaya devam etmektedir. Bu gizemli hastalık, insanlık tarihinin ne kadar kırılgan olduğunu ve doğanın gücünün bazen ne kadar öngörülemez olabileceğini hatırlatmaktadır.
