Başlangıçta yepyeni bir rüya gibi görünen, İzmir’den satın alınan lüks bir Porsche 911 GT3 RS, kısa sürede şok edici bir gerçeği ortaya çıkardı. Aracı sıfır kilometre olarak alan müşteri, yaptığı detaylı araştırmalar sonucunda, hayranlıkla beklediği spor otomobilin aslında ikinci el olduğunu ve kilometresinin sıfırlandığını fark etti. Bu durum, otomotiv sektöründeki dürüstlük ve tüketici hakları konusunda ciddi bir tartışma başlattı.
Türkiye otomotiv pazarında büyük yankı uyandıran bu dolandırıcılık vakasında, İzmir 1. Tüketici Mahkemesi, aracı “sıfır kilometre” diye satan galericiyi “nitelikli dolandırıcılık” suçundan sorumlu buldu. Mahkeme, alıcıya 1.7 milyon TL olan satış bedelinin (olayın gerçekleştiği dönemdeki bedeli, güncel değeri yaklaşık 15 milyon TL’ye tekabül ediyor) yasal faiziyle birlikte iade edilmesine hükmetti. Bu emsal karar, özellikle yüksek değerli araç alım-satımlarında tüketicileri hedef alan sahtecilik vakalarına karşı önemli bir koruma sağlıyor.
Sahteciliğin Detayları ve Nasıl Ortaya Çıktı?
Olay, bir müşterinin İzmir’deki bir galeriden, rüyalarını süsleyen Porsche 911 GT3 RS modelini, “sıfır kilometre” garantisiyle satın almasıyla başladı. Ancak aracın teslimatından kısa bir süre sonra, müşterinin dikkatini çeken bazı detaylar şüphe uyandırdı. Araca ait trafik tescil kayıtları ve muayene geçmişi incelendiğinde, aracın geçmişinde olağan dışı hareketlilik olduğu anlaşıldı. En çarpıcı gerçek ise, aracın aslında galeri sahibinin ortağına ait olduğu ve satıştan önce kilometresinin hileli bir şekilde “0 km”ye düşürüldüğü oldu. Yani araç, sıfır olarak lanse edilmeden önce bir süre kullanılmıştı.
Şüpheler ve Teknik İnceleme
Müşteri, ilk olarak aracın plaka takıldıktan sonraki ilk sahibinin kendisi olarak görünmesine rağmen, trafiğe çıkış kayıtlarında bir tutarsızlık olduğunu fark etti. Bunun üzerine detaylı bir araştırma ve teknik ekspertiz süreci başlatıldı. Yapılan uzman incelemesi ve hazırlanan ekspertiz raporu, aracın “araç bilgisayarından kilometresinin 0 km’ye düşürüldüğünü” kesin olarak ortaya koydu. Bu rapor, galerinin gerçekleştirdiği dolandırıcılığı somut delillerle kanıtladı.
Yargı Süreci ve Emsal Karar
Elde edilen bu kesin deliller ışığında, mağdur müşteri İzmir 1. Tüketici Mahkemesi’ne başvurarak dava açtı. Mahkeme, yapılan tüm incelemeler ve sunulan deliller sonucunda, galericiyi “nitelikli dolandırıcılık”tan suçlu bularak, satış sözleşmesinin iptaline karar verdi. Mahkeme ayrıca, satış bedeli olan 1.7 milyon TL’nin (bugünkü karşılığı yaklaşık 15 milyon TL) yasal faiziyle birlikte alıcıya ödenmesine hükmetti. Galericinin bu karara itirazı üzerine dosya, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi’ne taşındı. Bölge Adliye Mahkemesi de yerel mahkemenin kararını onadı ve böylece karar kesinleşmiş oldu.
Kararın Anlamı ve Tüketici Hakları
Bu karar, Türkiye’deki otomotiv sektöründe ikinci el araçların sıfır gibi gösterilerek satılmasına karşı önemli bir yasal emsal teşkil ediyor. Yüksek değerli araçlarda yaşanan bu tür dolandırıcılıkların ciddi maddi kayıplara yol açtığı göz önüne alındığında, yargının tüketici lehine verdiği bu karar büyük önem taşıyor. Tüketicilerin, özellikle lüks segment araç alımlarında son derece dikkatli olmaları, her türlü belgeyi titizlikle incelemeleri ve şüphe duydukları durumlarda bağımsız ekspertiz raporları almaktan çekinmemeleri gerektiği mesajı veriliyor. Ayrıca, böyle bir durumla karşılaşan tüketicilerin yasal haklarını arama konusunda cesaretlenmesi hedefleniyor.
Sıfır Diye Satılan Lüks Spor Otomobilde Şoke Eden Gerçek Neydi?
Sıfır kilometre olarak satın alınan lüks spor otomobilin aslında daha önce kullanılmış olduğu ve kilometresinin hileli bir şekilde “0 km”ye düşürüldüğü gerçeği ortaya çıktı. Bu durum, İzmir’deki bir galerici tarafından gerçekleştirilen “nitelikli dolandırıcılık” olarak mahkeme kararıyla tescillendi.

