Kızıldeniz’in berrak suları altında yatan efsanevi SS Thistlegorm batığı, İkinci Dünya Savaşı’ndan kalma askeri ekipmanlarla dolu bir zaman kapsülü olmaya devam ediyor. Evet, bu “hayalet gemi”nin ambarlarında hala lokomotifler, motosikletler ve kamyonlar gibi paha biçilmez malzemeler, batırıldığı 1941 yılından bu yana neredeyse hiç bozulmadan duruyor.
Mısır açıklarındaki Sha’ab Ali resifinin yakınında, yaklaşık 30 metre derinlikte sessizce yatan SS Thistlegorm, sadece bir enkaz değil, aynı zamanda tarihin donmuş bir anı olarak dalgıçların ve tarih meraklılarının ilgisini çekiyor. İçindeki eşsiz kargosuyla, denizin dibinde bir müzeyi andıran bu batık, geçmişin dramatik bir sayfasını gözler önüne seriyor.
SS Thistlegorm’un Dramatik Hikayesi
SS Thistlegorm, 1940 yılında Sunderland’de inşa edilmiş bir İngiliz kargo gemisiydi. İkinci Dünya Savaşı sırasında, Kuzey Afrika’daki İngiliz kuvvetlerine (Operation Crusader – Haçlı Operasyonu kapsamında) kritik öneme sahip askeri malzemeleri taşımakla görevliydi. Gemi, 1941 yılının Ekim ayında Süveyş Kanalı’na doğru ilerlerken, Mısır’ın Sha’ab Ali açıklarında Alman Hava Kuvvetleri’ne (Luftwaffe) ait Heinkel He 111 tipi bombardıman uçaklarının hedefi oldu.
6 Ekim 1941 tarihinde meydana gelen saldırı, geminin ambarlarındaki mühimmatın patlamasıyla felaketle sonuçlandı. Patlamanın şiddetiyle ikiye ayrılan SS Thistlegorm, mürettebatından dokuz kişiyi de beraberinde sürükleyerek Kızıldeniz’in dibine gömüldü. Bu trajik olay, savaşın denizlerdeki acımasız mücadelesinin bir simgesi haline geldi.
Denizin Altındaki Gizli Cephanelik
SS Thistlegorm’un batığı, sadece boyutlarıyla değil, aynı zamanda taşıdığı inanılmaz kargosuyla da dikkat çekiyor. Gemi, Mısır’daki İngiliz 8. Ordusu’na ulaştırılmak üzere tasarlanmış, döneminin son teknoloji askeri ekipmanlarıyla doluydu. Ambarlarında ve güvertesinde hâlâ görülebilen bu malzemeler arasında şunlar bulunuyor:
- Lokomotifler: İki adet buhar lokomotifi ve bunlara ait su depoları.
- Kamyonlar: Bedford marka askeri kamyonlar ve römorklar.
- Motosikletler: Yüzlerce Norton 16H modeli motosiklet.
- Zırhlı Araçlar: Bren gun carrier tipi hafif zırhlı personel taşıyıcılar ve Jeep’ler.
- Diğer Malzemeler: Wellington çizmeler, tüfekler, top mermileri, radyo ekipmanları, uçak kanatları ve çeşitli yedek parçalar.
Bu zengin içerik, batığı adeta hareketli bir müze sergisine dönüştürüyor ve dalgıçlara İkinci Dünya Savaşı dönemine ait askeri donanımı yakından inceleme fırsatı sunuyor. Tuzlu suyun koruyucu etkisi ve bölgenin sakin akıntıları sayesinde, geminin ve kargosunun çoğu şaşırtıcı derecede iyi korunmuş durumda.
Keşif ve Dalgıçların Gözdesi
SS Thistlegorm’un yeri, ilk olarak 1956 yılında efsanevi deniz kaşifi Jacques Cousteau tarafından keşfedildi. Cousteau, gemiyi ve içindeki lokomotifleri belgeleyerek dünya kamuoyunun dikkatini bu olağanüstü batığa çekti. Ancak batığın tam konumu, uzun yıllar boyunca gizli kaldı ve 1990’lı yıllara gelindiğinde tekrar keşfedilerek dalış turizmi için popüler bir destinasyon haline geldi.
Bugün SS Thistlegorm, Kızıldeniz’deki en ünlü ve en çok ziyaret edilen batıklardan biri. Dalış seviyesi ne olursa olsun, birçok dalgıç için buraya dalmak bir hayali temsil ediyor. Geminin büyüklüğü ve ambarlarının içindeki çeşitlilik, birden fazla dalışı gerektiren keşif dolu anlar sunuyor. Gemi gövdesinde oluşan mercan oluşumları ve etrafında yaşayan deniz canlıları, batığın askeri geçmişi ile Kızıldeniz’in canlı ekosisteminin çarpıcı bir sentezini oluşturuyor.
Kızıldeniz’in dibindeki hayalet gemi: İçinde hala lokomotifler var mı?
Evet, Kızıldeniz’in derinliklerindeki SS Thistlegorm batığının ambarlarında hala buhar lokomotifleri, motosikletler, kamyonlar ve çeşitli askeri mühimmat neredeyse hiç bozulmadan durmaktadır.

